2020 Değil; 2030 Büyümesi İçin Hangi Göstergelere Bakacağız?

Finansal piyasaların öncelikli olarak dikkate aldığı rakamlar var. Ana hikaye herhangi bir finansal enstrümanda yön değişikliği ve büyümenin hacmi olduğu için, bakılan göstergeler belli bir zamanın ötesine ışık tutucu olamıyor. Ya da bireysel refah veya gelecek nesiller açısından ne ifade ettiği oldukça muğlak kalıyor.

Tam olarak bu yüzden, finansal piyasaların pek dikkate almadığı rakamlar, ülkelerin kalkınmaları ve potansiyel büyüme açısından daha fazla anlam ifade edebilir. Finansal piyasalar açısından 10 yıllık vade çok geniş bir perspektif; ama gelecek 10 yılın büyüme hikayesini yazan veriler, bugünün kalkınma göstergeleri.

UNDP’nin İnsani Gelişme Endeksi, ‘gelirin ötesinde, ortalamaların ötesinde ve bugünün ötesinde’ rakamlara bakma iddiasını taşıyor. Endeksin geçen hafta açıklanan raporu* (İnsani Gelişme Raporu 2019: 21. Yüzyılda İnsani Gelişmedeki Eşitsizlikler) tam olarak bu ifadeleri kullanmış.

Finansal piyasaların likiditesi bol piyasalar olarak göz bebeği olan gelişmekte olan piyasalara, bir de kalkınma göstergeleri açısından bakmak için bu rapordaki bazı rakamları kullandım:

Kıyaslama yaptığım gelişmekte olan ülkeler: Macaristan, Rusya, Türkiye, Malezya, Çin, Hindistan, Güney Afrika, Brezilya, ve Meksika.

• İnsani Gelişme Endeksi’nde bu ülkeler arasında en iyileri sırasıyla Macaristan 4(3.), Rusya (49.) ve Türkiye. 2018 sıralamasında Türkiye 59. 2017’de de aynı sıradaymış.

• Sıralamada en geri sırada 129. Sırayla Hindistan, 113. Sırayla Güney Afrika yer alıyor.

• Türkiye’nin gayri safi milli hasıla sıralaması, insani gelişmişlik endeksi sıralamasına göre 6 sıra daha yüksek. Yani, gelirine göre insani gelişmişlik endeksini yükseltebileceği alan var.

• Türkiye’nin insani gelişmişlik endeksi yıllık büyüme hızı 1990-2000 ve 2000-2010 arası, 2010-2018 göre daha yüksek. Ama yine de, incelenen ülkeler arasında HDI’deki gelişimi %1’in üzerinde olan iki ülkeden biri. Diğeri de Hindistan.

• Eşitsizliğe göre düzeltilmiş endeks eğitim, ortalama hayat beklentisi ve gelirdeki eşitsizlikleri ölçüyor. Bu endekse göre Türkiye’nin insani gelişmişlik endeksi %16 düşüyor. BU oran diğer Macaristan, Rusya ve Çin’e göre daha yüksek bir oran; fakat Brezilya ve Güney Afrika’daki eşitsizliklere göre daha iyi gözüküyor.

• Türkiye’de eşitsizliklerin en yüksek olduğu alan eğitim.

• En fakir %40’ın, en zengin %1’dan daha fazla gelirden pay aldığı ülkeler, Macaristan, Malezya ve Çin. BU oranın en adaletsiz olduğu ülkeler Brezilya ve Güney Afrika. Türkiye bu iki ülkeden sonra geliyor.

• Cinsiyete göre insani kalkınmışlık endeksine bakıldığında, kadınlar için endeksin daha yüksek olduğu tek ülke Rusya. Diğer tüm ülkelerde erkekler için endeks değeri daha yüksek. Kadınlar için endeksin en kötü olduğu ülke Güney Afrika. Türkiye 2. En kötü.

• Çevresel sürdürülebilirlik göstergelerinde Türkiye açısından en kritik gösterge, tatlı su kaynaklarının 2007-2017 yılları arasındaki çekilme. Tatlı su kaynaklarında en büyük azalma Güney Afrika ve Hindistan. Maalesef Türkiye en fazla tatlı su kaybı olan 3. Ülke.

• Ekonomik sürdürülebilirlik göstergesi olarak AR&GE harcamalarının GSYH oranında Çin, açık ara farkla diğer ülkelerin önünde. Türkiye bu harcamaların %1’in altında olan dört ülkeden birisi. Diğer üçü Hindistan, Güney Afrika, Meksika.

• Eğitim ve sağlık harcamalarının, askeri harcamalarına göre en düşük olduğu ülkeler Rusya, Hindistan ve Türkiye. Sosyo-ekonomik sürdürülebilirlik göstergesi olarak önemli.

Kalkınma Göstergelerine Bakarak 2020 Büyümesi
Finansal piyasalardaki ekonomistlerin tahmini, Türkiye’nin 2020 büyümesinin yaklaşık 2019’a göre artarak %3-4 civarında olacağı yönünde. Eğer uluslararası piyasalardaki koşullar destekleyici olmaya devam ederse ve politika yapıcılar mali & parasal genişlemeye artıracak alan bulabilirse, bu oranın üstüne çıkabiliriz. Aksi durumda (uluslararası koşullarda kötüleşme ile), politika hatası yapma ihtimali artabilir ve Türkiye büyümesini tekrardan yavaşlayabilir.

2020’de bol bol faiz oranlarını, TL’nin seviyesini, çeyreksel büyüme rakamlarını, güven endekslerini, konut satışlarını tartışacağız; Fakat yukarıdaki resme baktığımızda aslında Türkiye’nin orta vadeli büyüme kalitesini değiştirebilecek veriler, bizim şu anda güncel büyüme ile ilgili okuduğumuz tartışmalardan çok daha farklı olmalı: Ekonomik sürdürülebilirlik göstergesi olarak AR&GE harcamalarının ve sermaye stokunun artması; sosyo-ekonomik sürdürülebilirlik olarak eğitim ve sağlık harcamalarının oranının yükselmesi ve eğitime erişimde fırsat eşitliği göstergelerinin iyileşmesi, sosyal sürdürülebilirlikte kadınlara ve gençlere erkeklere sunulan imkanlar kadar adil davranan bir sistem için politika tercihleri yapılması; çevresel sürdürülebilirlikte ise iklim krizine karşı önlem alan gerçekçi ve uzun vadeli politikalar üretilmesi. Finansal piyasaları kısa vadede uçuran büyüme rakamları için değil; bireyleri, toplumları ve gelecek nesilleri de kalkındırabilecek büyüme için…

*http://hdr.undp.org/sites/default/files/hdr2019.pdf

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *