Global Ekonominin Krizi, Müşterek Ekonomi Politikalarının Yükselişine Yer Açar Mı?

Covid-19 süreci, makro ve mikro düzeyde ekonomi politikalarında benzeri görülmemiş değişiklikler meydana getirdi. Bunlarla ilgili özetleri daha önce yapmıştım (longviewturkey.com/covid-19-ve-ulkelerin-acikladigi-ekonomik-destek-paketleri/ ve longviewturkey.com/covid-19-pandemisi-ve-ekonomik-etki-tek-yonlu-mu/ ) . Tahminim üretimdeki değişiklik sürecini ıskalayan ve ‘eski normale dönüş’ amacı güden politika araçlarının uzun vadede hiçbir etkisi olmayacağı yönünde. Büyük ihtimalle bu yüzdendir ki, finans sektör verileri, araçları ve muhasebe sistemi üzerinden tahmin yapmaya çalışanlar insanın nefesini kesen bir seviyede kötümserler (N. Roubini, ‘Why Great Recession?’, Project Syndicate).

Orta vadede ekonomilerin, şirketlerin ve hatta bireysel refahın daha iyi bir noktada olup olmayacağı sorusuna cevap ‘kim soruyor’ ve ‘hangi ölçüye’ göre olmalı. Sadece ekonomik ve finansal gelir ve karlılık oranlarına bakarsak, önümüzdeki dönem parlak değil; ama zaten bu dönem bize sadece parasal fayda üreten sistemin tökezlediğini göstermedi mi? Önümüzdeki süreçteki yaratacağımız global refah için, ekonomik faydanın ötesinde çevresel ve sosyal faydayı da artırmak ve ölçmek hedeflenebilirse, bugünden daha kötü durumda olmayabiliriz.

Tüm analistlerin ve uzmanların algıda seçiciliği var; Bu konuda öne çıkan fikirleri ve gelişmeleri, global ekonominin yarattığı sosyal, çevresel ve bireysel refah alanlarındaki tahribattan rahatsız olan şahsi ‘onaylama önyargım’ ile özetleyeyim:

Global Ekonomi Alıştığımız Anlamda Güç Kaybedecek

· Kısa vadede, bütün ülkeleri zor günler bekliyor. Global ekonominin 2020 daralma tahminleri %3 civarında. G-20 ülkelerinde ikinci çeyrek daralması tahminleri %10’lar civarında. Benzer bir şekilde, global dış ticaret hacminde de daha önce görülmemiş daralmalar bekleniyor. (IMF Global Economic Outlook Nisan 2020)

· Yine de her ülke aynı oranda etkilenmiyor. Gelişmekte olan ülkelerden 1. Çeyrek sonundan itibaren yüksek oranlarda yabancı sermaye çıkışı oldu. FED ve ECB’nin inanılmaz miktardaki para enjeksiyonları bu sefer gelişmekte olan ülkelere 2008 krizi sonrası dönemde olduğu gibi fayda yaratmıyor. Yabancı sermayenin daha seçici olacağı bu dönemde, gelişmekte olan ülkelerde dış borç ödeme süreçleri ile ilgili esneklikler olması bekleniyor. ( Alicia García-Herrero, Elina Ribakova, COVID-19’s reality shock for emerging economies: Solutions to deal with dependence on external funding, 21 May 2020)

Uluslararası Şirketler Tedarik Zincirlerini Gözden Geçiriyor

· Şirketler açısından gelir kaybı, harcamalar tarafında kesinti ile telafi edilmeye çalışılıyor. Tahmini en büyük kesinti, yatırım (%83) ve operasyon harcamalarında (%53). İşgücü harcamalarında kesinti beklentisi de (%49) gözüküyor (Pwc, Covid-19 CFO Pulse Survey, 4 May 2020).

· Şirketler açısından en çok kafa yorulan konulardan bir tanesi tedarik zincirleri. Tedarikçilerin bölgesel-yerel seçeneklerle çeşitlendirilmesi, bu dönemin önceliklerinden. ‘Re-shoring’ olarak tanımlanan bu değişiklik ile maliyet-odaklı tedarik zincirinin, dayanıklılık odaklı olarak gözden geçirilmeye başlandı.

· Dayanıklılık odağına geçerken, şirketler kendi dayanıklılıklarını tedarikçilerinin finansal ve operasyonel dayanıklılıkları olarak da görüyorlar. En azından yakın dönemde, en ucuz fiyatı veren tedarikçi değil; dayanıklılığı yüksek olan tedarikçi arayışı hızlanabilir.

Kamu-Özel Sektör İşbirliği ve Fayda Tanımı Çeşitlendi

· Pandemi döneminde birçok ülkede özel sektör firmalarının kendi üretim ve servis hatlarını, sağlık sektörü önceliklerine göre yeniden kullanıma açtığını gördük. Türkiye dahil birçok ülkede, imalat sektöründen üreticiler sağlık sektörü malzemeleri üretmek için, üretim hatlarında değişiklikler yaptı. Bunu yaparken çoğunluklu özel sektör, kamu sektörü, akademi ve sivil toplum örgütleri işbirliği yaptı (https://www.unido.org/news/covid-19-critical-supplies-manufacturing-repurposing-challenge).

· İmalat sektörü açısından bu durum başka bir amaç için yapılanmak (re-purposing) olarak tanımlanıyor. Ekonomik fayda üretmenin asıl amaç, sosyal ve çevresel faydanın hayır severlilik ve yüce gönüllülük olarak görüldüğü global ekonomi formatı, bu pandemi ile birlikte zorunlu olarak yön değiştirdi.

· Bu süreçte de ister hizmet sektöründe olsun, ister imalat sanayinde, paydaş farkındalığı müşterinin ötesinde olan şirketler ve yaşadığı bölgeye müşterekler pratiğinde bağlı olan yönetimler hızlı bir şekilde fayda üretti. (https://www.covid19businessresponsereview.com)

Bundan Sonra Neler Olabilir?

· Bu konuda herkes hayata ve ekonomiye baktığı pencereye göre tahminlerde bulunuyor. Kendine yeterlilik, globalleşmenin çöküşü, milli sanayi, içine kapanma bulunduğunuz siyasi noktaya göre tercih edebilecek başlıklar. Bu konudaki en genel ve kabul görebilecek yorum, ülkelerin pandemi ile birlikte varolan yönetişim alışkanlıklarının daha kuvvetleneceği şeklinde (https://www.project-syndicate.org/commentary/will-covid19-remake-the-world-by-dani-rodrik-2020-04) . Yani dış ticareti azaltma eğiliminde olanlar bu pandemi sürecini haklılıklarının bir göstergesi olarak bu pandemiyi kullanacak; ya da işbirlikleri süreçlerini geliştirmede alışkanlıkları olanlar daha hızlı hareket edecekler vs.

· Her halükarda, şu ana kadar alışageldiğimiz tanımıyla yaşadığımız global ekonomi bir gerileme sürecine girecek. En azından eskinin ölçme sistemi diyebileceğimiz GSYH verilerine göre daralma döneminde olduğumuz net. Bunun daha iyi mi, kötü bir ekonomik yapılanmaya yol açacağı ise ülkelerin siyasi ve sosyal politika tercihlerine bağlı olacak gibi duruyor.

· Tercih, sadece yaratılan ekonomik faydaya odaklanan global ekonomik anlayışın gerileme sürecine girmesi. Çevresel ve sosyal dışsallıkların ekonomik gelir uğruna görmezden gelindiği, üretim ve tüketim alışkanlıklarının global merkezlerce yönetildiği bir sistemden, yerel ve bölgesel ihtiyaçlara göre üretim yapabilen bir sisteme gelişmemiz.

· Sürdürülebilir kalkınma perspektifinden bu süreçte ortaya çıkmasını en fazla arzulayabileceğimiz ekonomik politika anlayışı ‘müşterek bazlı sanayi ve hizmet sektörü politikaları’. Yani her türlü bilgi ve üretim kaynaklarını paylaşan, döngüsel ekonomi sistemine göre her ürünün sistem içinde döndüğü ve atık yaratmayan bir sistem. Bu sistemin içinde dijital teknolojilerle tedarik zincirindeki her noktanın takip edilerek, çevresel ve sosyal negatif dışsallıkların gelişmekte olan ülkelere ithal edilmemesi. Bölgesel olarak bağlı ağlar sayesinde, yerel ihtiyaçlara ve inovasyona yer açılması. Bilgi ve inovasyonun bazı ülkelerde, katma değeri düşük olan üretimin diğer ülkelerde toplanmaması. (https://www.unido.org/news/why-innovative-manufacturing-and-circularity-are-key-resilient-manufacturing-industry-post-covid-19).

· Doğrusal, statik verimlilik hesapları ve parasal refah göstergeleri yerine; müştereklere ve müştereklerle yapılan faydanın sistem düşüncesine göre ölçümlenmesi (https://www.thinknpc.org/blog/covid-19-means-systems-thinking-is-no-longer-optional/).

· BU süreçte, amaç odaklı şirketler ve Yeni Zelanda tarzı refah bazlı kamu bütçelerini daha fazla duyacağız. Yani bütçe hedefi GSYH’nin % 2’si gibi bir sayı yerine, karbon salınımını sıfır olan bir ekonomi, iklim değişikliğine çiftçilere hazırlama, toplum sağlığını geliştirme gibi alanlarda hedefleri olan kamu bütçeleri göreceğiz. (https://treasury.govt.nz/sites/default/files/2019-05/b19-wellbeing-budget.pdf).

· Amaç odaklı kamu bütçeleri ve şirketler kavram olarak daha fazla kabul görürken, yönetimlerde iki tarz belirecek. Ya yukarıdan aşağı inen ve ihtiyaçları kendi belirleyip ekonomiyi yönlendirmeye çalışan politika anlayışı; ya da müşterek bazlı ekosistemleri destekleyen, yerel çözümleri önceliklendiren ve mekânsal verileri toplumu kontrol etmek için değil; müştereklerin inovasyon sürecini hızlandırmak ve desteklemek için kullanan politika anlayışı. (https://www.project-syndicate.org/commentary/small-governments-big-failure-covid19-by-mariana-mazzucato-and-giulio-quaggiotto-2020-05)

· Covid-19 sürecinde özellikle yerelde bu tip müştereklerin daha fazla işlerliğine tanık olduk. İnovasyona dayalı ve sosyal amaçlı üretimin yarattığı faydayı gözlemledik. Bundan sonra ne kadar yeşermeye devam edecekleri ise, çoklu nedensellik içeren bir denklem. Eski sistemin alışkanlığında bu tahmini lineer olarak yapmak mümkün değil. Etki-tepki mekanizması içinde doğrusal olmayan bir çizgide ve kimseyi tatmin etmeyen bir gel-git içinde yeni normali bulma olasılığı yüksek.

· Bu süreçte hedeflerinizi ve muhasebenizi sadece ekonomik göstergelere göre yapıyorsanız, daralmaya hazırlıklı olun. Eğer bir de risk ölçümlemenizi de sadece ekonomik ve finansal gelişmelere göre yapıyorsanız, türbülans bolca beklenmeli. Öneri; faaliyet alanınız ne olursa olsun vizyonunuzu, hedeflerinizi, ölçümlemelerinizi, risk haritanızı ve araçlarınızı sosyal, çevresel ve bireysel refah göstergelerini de kapsayacak şekilde genişletmek ve müşterek faaliyetlere yer açmak.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *